WordPress LeoTheMaster

Güncel, teknik, eğitici, son dakika, eğlenceli, sıcak video (18+ değil), haber ve bloglar

Uncategorized için arşiv

Davetkar Face Erkeğinin Davetini Kabul Etmeyin

500 milyondan fazla  aktif kullanıcısı olan facebook, sosyal iletişim platformları arasında, hem bayan, hem de erkekler tarafından tercih edilen bir yaşam stili olarak hayatımızdaki yerini almış durumda.

Nasıl araba erkekler tarafından farklı, bayanlar tarafından farklı kullanılıyorsa, işte facebook’ta erkekler tarafından çok farklı bir şekilde kullanılmakta. Erkekler normal hayalarında yapmadığı ya da cesaset edemediği pek çok olayı, facebook platformunda çok rahat bir şekilde yapabilmekte. Keskin virajlara savrulmadan girme çabasında olan erkekler, facebook’ta dehşet saçmaya devam ediyorlar.

Aşağıda sıraladığım maddeler, erkekler için benim gözlemlediğim doğal olgular olup, bahsedilen “davetkar face erkeğinin” hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla ilgisi yoktur:

1.) Önüne gelen bayanı dürtme, normal hayatta hiç tanımadığın bir bayanın yanına usulca sokulup, sırf ona benziyor diye dürtüyor musun?

2.) Arkadaşının arkadaşına bakıp, beğenip utanmadan mesaj yazıp eklemeye çalışıyorsun! Ya o arkadaşının aşkıysa!

3.) Profil fotoğraflarınla kız tavlanır zannediyorsan yanılıyorsun, hele kaslı atletli fotoğraflarınla gülünç duruma düşüyorsun. “Kas” yapayım derken, göz çıkarmayın!

4.) Çevrimiçi olan bayan arkadaşla hemen konuşma sendromuna yakalanmışsanız, bir süre çevrimdışı olarak facebook kullanmanızı öneririm.

5.) Video paylaşarak, bayanlarını beğenisin toplamak gibi bir düşünce içindesiniz ve hangi hatunu hangi video ile tavlarım diye deli gibi video arama motorlarında dolaşıyorsanız, yanlış yoldasınız! Unutmayın beğenilen videolar, siz değil!

6.) Bayanların yazdığı felsefi sözlere , beğen’e tıklayarak, karizmak bir kişilik yaratmanız mümkün değil. Aksine keriz-matik bir kişilik örneği sergiliyorsunuz!

7.) Arkadaşınızın karısına, kızına ya da sevgilisine asılmayın! Genelde bayanlar tüm şifrelerini sevdikleri ve güvendikleri erkeklere veriyor. Aman dikkat!!!

8.) Facebook chat penceresinden hep bayanlarla görüşüyor, iş ya da okul arkadaşlarınıza cevap vermiyorsanız, amacınız belli demektir arkadaşlar. Unutmayın sizinle konuşan bayanların “Umutsuz Face Kadını” çıkma ihtimali yüksek.

9.) İş yerinde ateş duvarını aşıp proksilerle facebook’a girme başarınızı keşke işte de gösterseydin de, patron kovmasaydı seni!

10.) Facebook içindeki çevrimiçi oyunlarda bile bir bayan arkadaş bulma derdindesiniz. Okey oymamanız okeyde, bayanların çok olduğu masa arayıp diğerlerine çaktırmadan, işe yarar taş atmanız olmuyor ama!!!

11.) Hoşandığınız bayanın tüm paylaşımlarını beğenmek, her videoya ve fotoğraflara anlamsız yorumlar yapıyorsanız ve hatta abartıp yorumu beğenme hastalığına yakandıysanız, bu hastalığınıza yorum yapmayayım!!!

12.) Sahte facebook profili açıp eklediğiniz bayanlar var ya, onların neredeyse yarısı sizin gibi sahte profiller.

13.) Evli olduğunuzu kız arkadaşınızdan saklamanız oldukça zor, böyle bir durumdaysanız yakalanmadan dondurun hesabınızı. Çapkınlığa devam edecekseniz, dondurduğunuz hesabı derin dondurucuda saklayın!

14.) Profil fotoğrafınızda ya da ilişki durumunda sevgiliniz veya karınız varsa ve hatta yıldönüm tarihinizi girmişseniz, büyük ihtimal “kılıbık diploması” sahibisiniz…

15.) Hadi davetinizi kabul eden bir bayan var ve çevrimiçi durumda. Sakın hemen konuşma penceresinden “MSN var mı?” muhabbetine başlama!

16.) Eski kız arkadaşlarınızı neden eklemeye çalışıyorsun, ne kadar şişmaladığını ya da partneri hakkındaki yorumlarını söylemek için mi?

17.)  Facebook’u feyzbuk olarak olarak okuyan birisiyseniz, yabancı bayanlara karşı beslediğiniz “türk gücünü gösterme” isteğin sana yarardan çok zarar getirir!

18.) Bayanların, şairlerden ve şarkıcılardan altıntıları, duvarına yazdığı aşk sevgi ayrılık sözlerini – böylesi aşk kaldımı ki? -çok haklısınız Meryem hanım…-muhteşem düşünce Yeliz hanım -gece gece beni duygulandırdınız Filiz hanım gibi yalaka yorumlarla hedefin ilgisini çekmeye çalışan “un-good” lardan olmayın!!!

19.) Cüssenize ve yaşınıza bakarak arkadaş edinin!

20.) Tavlamak istediğiniz hatun kişi için sayfa veya grup açıp, o kişiye tanrıça izlenimi vermeyin! O da sizin gibi feys insanı…

 

 

 

Reklamlar

Sigaramın Dumanı

“Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni” …

Sigara da, dumanıda, bu şarkıda çok keyifli.

Ben de şu anda önce bir sigara yaktım, dumanını içime çektim.

Verdiği keyfi anlatmam mümkün değil.

Hele bide mis gibi kokan Türk Kahvesiyle birlikte içildimi keyfiniz iki misline çıkar.

Tiryakiler bilir zaten.

Ama verdiği zarar, verdiği keyiften daha fazladır aslında.

Zehirler, öldürür, hem de yavaş yavaş.

Saklamaz kendini ” ben seni öldürürüm, zehirliyim” der sana.

Bu dürüstlüktür işte seni yanıltan, kendini bile bile ölüme atmanı sağlayan cümle..

Geçen de, gündüzün de, iyi günün de,kötü gününde hep yanındadır.

Seni hiç yalnız bırakmaz, ilaç gibi gelir sanki.

Dumanı her içine çektiğinde bir “ohhhh” derken,

Diğer taraftan da sen onu bırakamazken, onun seni bir gün bırakacağını bilirsin.

“Ohhh” derken , “Offf” diyeceğini bilirsin.

Acı olan da budur zaten.

Bile bile lades.

Öyle pis bir alışkanlık ve keyiftir ki cigara, defalarca bırakma kararı alırsın.

Seni sevenler uyarır “bırak şu zıkkımı kendine zarar veriyorsun.” derler.

Yapamazsın bir türlü…

Türlü türlü yollar denersin, kararlar alırsın,niyetine girersin ama olmaz.

Tütünün içindeki keyif verici maddelerin zehiri akmıştır içine.

Bu sabah aldığım paketimin üstünde ” Sigara içmek yüksek derecede bağımlılık yapar sakın başlamayın” .. yazıyordu.

Bu kadar “aptal ve salak ” olunmaz dedim kendime .

İnsanın gözüne gözüne sokulan birşeye karşı bu kadar zayıf olmanın altında yatan neydi.

Tabiki de verdiği keyif,

Biran düşündüm hayatta keyif alabileceğim o kadar çok şey vardı ki.

Bugün sigaranın bana verdiği keyfin, yarın keyfimi kaçıracağını düşünerek, artık dumanı içime çekmeme kararı aldım.

Sigara paketimi fırlatıp atmadım, usulca kenara koydum.

Çünkü beni keyif , ölüm ve hastalık arasında bıraksa da dürüst olmuştu kendiyle ilgili.

O yüzden bende sigaramın dumanını sardım, sarmaladım, sakladım ve içimde bir yerlere koydum.

Sigaranın keyfi ve zararıyla boğuşmakta olan herkese hayatta başarılar diliyorum!!!

Umarım bir gün ciğerleriniz rahat nefes alır!..

Özlem ÜNEY

Olmuyorsa Zorlamayacaksın…

Olsun istersin,

Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.

Aşktır; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin.

Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş, ne de çözüm için bir şeyler yapma gayretinde.

…İştir; sabahlarsın, olsun diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin.

Dosttur; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi O’na ayırmaya çalışırsın.

Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın. Bakarsın ki her şey başladığın gibi!

Olmuyorsa, olmuyordur!

Gönlün rahat mı?

Vicdanın huzurlumu?

Elinden geleni yaptın mı?

Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın…

 

Alıntı : Can Yücel

Botoksum Geldi!

Her zaman buradan eleştiri yapmayacağız değil mi ama? Botoks yaptırdım :p şaka şaka.
Geçen hafta kullandığım cilt ürünlerinin temsilcisi bana cilt bakımı için gün verdi, giderken dedim ki bir şey almayacağım ” kesinlikle koyverme kendini Cemrem, bunlar para tuzağı” diye kendimi uyararak gittim. Bakım yaparken doğal olarak yeni ürünlerini anlattı tahmin ettiğim gibi. Tabi satmaya çalışması gayet normal onu sonuna kadar sükunetle dinledim ve bu arada cilt bakımının tadını çıkarmaya çalıştım.

Bana bir kremden bahsediyor, diyor ki “kullanır kullanmaz etkisini görüyorsunuz aynada, hemen inanılmaz bir krem şimdi sürdüğümde şaşıracaksınız, daha önce de cilt bakımı yaptığım kişiler diyor ki daha önce niye önermedin acayip güzel”…
Bir düşündüm senelerdir kullandığım bir markadır Estée Lauder (Re-Nutriv), böyle bilinen ve tanınan firmanın çalışanının basit küçük yalanlar atmamalı.

“Bu krem kaç yaş için?” diye sordum bunun yaşı yok sadece acil ihtiyaçları karşılıyor.” Nasıl yani?”
“Eğer yüzünüz sarkma problemi yaşamışsa, yada genetik olarak kırışıklıklar, sarkmalar varsa elastikiyetini kaybetmişse cilt bu kremi kişi kaç yaş olursa olsun kullanabilir”.

Kuzenim mesela 28 yaşında olmasına rağmen annesi gibi yanakları sarkmış, ve durumdadır. Neyse uzatmayayım bu kremin önce göz için olanı sonrada yüz için olanını kullanıp cilt temizliğini bitirdi .

Ben aynayı hemen bir hışımla kaptım kızın elinden Ohaaaa şoka girdim inanamadım gerçekten dedikleri doğruydu kendi yüzümü ben bile tanıyamadım. Bir gerilmiş en az, en az diyorum bir 7 sene önceki cildime götürdü beni. İnanamadım yemin ediyorum. Hemen fiatını sordum tabiii öhöm, öhöm orası biraz can sıkıcıydı doğrusu. 650 TL yüz için olanı 320 TL göz için olanı idi. Çok pahalı bulduğumu söyledim tabii, “haklısınız ama 2 bin TL ye de krem var ” deyip beni şaşırtmayı sürdürdü. Şu an bozulmuş bulaşık makinamı yenisini 950 TL alırken, bir kreme 650 vermek pufff. Sıkı durun fısıltı gazetesi bu ayın 15 inde bir indirim olabilir dedi ama ne oranda bilemiyorum. Kartla 10 a falanda bölüyorlar. Ay botoksum geldi diyen varsa bu kreme gelsin, dr’a gitmesin.

Kaynak: Süper İnce Parlak Çorap

Ama Sen Yoksun

http://video.mynet.com/xclas/Salim-Dundar-Ama-Sen-Yoksun-Yeni-Klip-2011/1148601.swf

Salim Dündar – Ama Sen Yoksun

Yüreğimden yüreğine gizli bir yol çizdim
Olurda belki bir gün dönersin diye
Yanına bir de küçük kalp çizdim
Senin için bak nasıl çarpıyor diye
Bir de ev çizdim küçük bahçeli
Güller içinde ama sen yoksun
Ayrılık şarkısı acıtır beni
İçim kan ağlarken gülümser gibi
Bilirsin yaralı yaşanmaz yarim
Yaralı bırakma gel öldür beni
Ayrılık şarkısı acıtır beni
İçim kan ağlarken gülümser gibi
Bilirsin yaralı yaşanmaz yarim
Yaralı bırakma gel öldür beni
Duvardaki resmine hiç dokunmadım
Gelenler seni bana sormasın diye
Hep aynı saatte uyanır oldum
Ansızın kapıyı çalarsın diye
Sarı gömleğin hala yerinde
Terliğin bile ama sen yoksun
Ayrılık şarkısı acıtır beni
İçim kan ağlarken gülümser gibi
Bilirsin yaralı yaşanmaz yarim
Yaralı bırakma gel öldür beni
Ayrılık şarkısı acıtır beni
İçim kan ağlarken gülümser gibi.
Bilirsin yaralı yaşanmaz yarim
Yaralı bırakma gel öldür beni
Ayrılık şarkısı acıtır beni..
İçim kan ağlarken gülümser gibi
Bilirsin yaralı yaşanmaz yarim.
Yaralı bırakma gel öldür beni.

Mantı Mantıklı Yenilirse Güzeldir!

İntikam soğuk yenen bir yemektir. Demek ki İntikam zeytinyağı ile yapılıp genelde sıcak yaz günlerinde tercih ediliyor. Aşk ise sıcak sıcak yenir. Dumanı tüterken, o lezzeti ağzınıza aldığınızda ya tadına varırsınız aşk’ın ya da tüm damağınızı yakarsınız. Aşk lezzetlidir, çoğu zaman kendi dilinizi ısırsınız. Tadından yenmez aşk. Hatta “dadından yinmez” dirler, pardon derler 🙂

Türkçe “sıcak yemek” aşk’ın karşılığı ise mantı’dır. Mantı küçükte olsa, büyükte olsa, avuca 40 tane de sığsa yine mantıdır. Mantı şişmanlatır adamı, sarımsağı çıkmaz gün boyunca nefesinizden. Sarımsaklı mantı yemişseniz öpemezsiniz sevgilinizi. Ya o da yiyecek o mantıyı, ya da siz sarımsaksız mantıya talim edeceksiniz (gemilerde).

Mantı yani aşk içinde birbirine girmiş o kadar çok malzeme vardır ki, herkes farklı bir şeyler katar içine mantının. Sulandırır, kurutur, şişirir… Peki ya mantıya lezzet verenler:

Nohut: Aldatmacadır, sosyetede hep vardır, herkes birbirini aldatır!
Et: Aşk’ın vucudu, eti-budu…
Hamur: Yaşam’ın içinde yoğurulur
Yoğurt: Aşk’ın içide yer kaplayan beyaz madde 🙂
Tereyağı: Aşk’ın yağlı kısımları, özellikle bayanlarda…
Salça: Kırmızı, romantizm…
Acı biber: Aşk adamı feci acıtır! Arada bir ama az da olsa mutlaka atılır içine aşk’ın…
Nane: Aşk’ın parfümü
Kekik: Kek aşık (Kek’ik ya!)
Sumak: Suna da bilirsini sunmaya da bilirsiniz!

Herkes yaşamı boyunca en az bir kere aşık olmuş, mantıyı yemiştır. Ardından ayva ve bir bardak soğuk su birlikte yenen mantıyı yerken, sakın ama sakın mantık aramayın! Hem aşk hem de mantı! Mantıksız çok “mantı”ksız.

Dolu bir mantı tabağının ardından yenilen ikinci tabak midenize oturur. Üçüncü tabak ise mide zafiyetidir! Dördüncü tabak mı? O zaman sizde mide değil işkembe var, kusura bakmayın ve bize de işkence yapmayın.

Kalan yoğurt her zaman sorun olur, bu yoğurdu sarımsaklasakta mı saklasak, sarımsaklamasakta mı saklasak!

Kısacası: Mantı mantıklı yenilirse güzeldir!

Gelmişine… Geçmişine…

Hepimiz zaman zaman hayatımızda geçmişe yolculuk yaparız

Acı, tatlı bir sürü anılarımız vardır geçmişte bıraktığımız, hatta bırakmak zorunda kaldığımız.

Bazılarımız geçmişle yüzleşmekten korkar ve sürekli kaçar.

Bazılarımızda geçmişten bir türlü kurtulamaz yaşadığı anı ve geleceğini mahfeder durur.

Bu durum karşısında sevenlerimiz bize kızarlar ve şöyle derler genellikle;

“Gelmişine, geçmişine başlatma şimdi. Yeter artık ileriye bak” .

Sezen Aksu’da bu durumu “Ah İstanbul” adlı şarkısında ne güzel ifade etmiş aslında,” Söverim gelmişine, geçmişine ayıpsa ayıp” diye.

Geçmişte yaşadıklarımız ,bize yaşatılanlar, uğradığımız haksızlıklar, hayal kırıklıkları insanı üzüyor ve etkiliyor.

Üstelik birde geçmişte bıraktığınız bir sevgili ve bu sevgiliyle geçirilen 10′lu, 20′li yıllar varsa insanın canı daha çok acır, kalbi ağrır, burnunun direği sızlar belki de..

Geçmişten kurtulmanın yolu gelecek telafisiyle mümkündür.

Ama ne yaparsak yapalım yaşananları değiştirmemiz mümkün olmayacaktır.

Bir sürü yara açılmıştır,bazıları iyilesecek,bazılarının izi kalacaktır.

Geçmişi sırtımıza yükleyen,henüz o dersi alamamış olmamızdır.

Geçmişe baktığımızda hata yapmadığımıza emin olacak kadar haklıysak, işte o zaman geçmişten hızla yükselerek kurtuluruz.

Geçmişten kurtulmanın yollarını arayın ve yapılması gerekenleri kendiniz için yapın ..

*Geçmişi hatırlayıp o güzel günleri özlemeye son verin.

* Kötü anları ve uğradığınız haksızlıkları düşünün.

*İstenilmediğinizi düşünmeyin.

* Size keyif veren işlerle uğraşın

* Gerekirse ağlayın ama kendinizi fazla hırpalamayın.

*Acımı hafifletirim düşüncesiyle yeni bir ilişkiye asla başlamayın.

*Yaşadığınız her sorunun bir fırsat olduğunu ve sizi daha da güçlendireceğini unutmayın.

*Geçmiş faturaların acısını başkalarından çıkarmayın.

*Geçmişten ders alıp “Sil Baştan” kuracağımız yeni hayatlarımızda,

dostluklarımızda, beraberliklerimizde, karşımıza çıkan doğru insanlara,

“Hay senin geçmişine ” dedirtmeden yaşayın…

 

“Söylemek isteyip de söyleyemediğim çok şey var. kiminin yüzüne kiminin gelmişine, geçmişine!..” Y.ERDOĞAN

Kaynak: Özlem ÜNEY