WordPress LeoTheMaster
Güncel, teknik, eğitici, son dakika, eğlenceli, sıcak video (18+ değil), haber ve bloglarDavetkar Face Erkeğinin Davetini Kabul Etmeyin
500 milyondan fazla aktif kullanıcısı olan facebook, sosyal iletişim platformları arasında, hem bayan, hem de erkekler tarafından tercih edilen bir yaşam stili olarak hayatımızdaki yerini almış durumda.
Nasıl araba erkekler tarafından farklı, bayanlar tarafından farklı kullanılıyorsa, işte facebook’ta erkekler tarafından çok farklı bir şekilde kullanılmakta. Erkekler normal hayalarında yapmadığı ya da cesaset edemediği pek çok olayı, facebook platformunda çok rahat bir şekilde yapabilmekte. Keskin virajlara savrulmadan girme çabasında olan erkekler, facebook’ta dehşet saçmaya devam ediyorlar.
Aşağıda sıraladığım maddeler, erkekler için benim gözlemlediğim doğal olgular olup, bahsedilen “davetkar face erkeğinin” hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla ilgisi yoktur:
1.) Önüne gelen bayanı dürtme, normal hayatta hiç tanımadığın bir bayanın yanına usulca sokulup, sırf ona benziyor diye dürtüyor musun?
2.) Arkadaşının arkadaşına bakıp, beğenip utanmadan mesaj yazıp eklemeye çalışıyorsun! Ya o arkadaşının aşkıysa!
3.) Profil fotoğraflarınla kız tavlanır zannediyorsan yanılıyorsun, hele kaslı atletli fotoğraflarınla gülünç duruma düşüyorsun. “Kas” yapayım derken, göz çıkarmayın!
4.) Çevrimiçi olan bayan arkadaşla hemen konuşma sendromuna yakalanmışsanız, bir süre çevrimdışı olarak facebook kullanmanızı öneririm.
5.) Video paylaşarak, bayanlarını beğenisin toplamak gibi bir düşünce içindesiniz ve hangi hatunu hangi video ile tavlarım diye deli gibi video arama motorlarında dolaşıyorsanız, yanlış yoldasınız! Unutmayın beğenilen videolar, siz değil!
6.) Bayanların yazdığı felsefi sözlere , beğen’e tıklayarak, karizmak bir kişilik yaratmanız mümkün değil. Aksine keriz-matik bir kişilik örneği sergiliyorsunuz!
7.) Arkadaşınızın karısına, kızına ya da sevgilisine asılmayın! Genelde bayanlar tüm şifrelerini sevdikleri ve güvendikleri erkeklere veriyor. Aman dikkat!!!
8.) Facebook chat penceresinden hep bayanlarla görüşüyor, iş ya da okul arkadaşlarınıza cevap vermiyorsanız, amacınız belli demektir arkadaşlar. Unutmayın sizinle konuşan bayanların “Umutsuz Face Kadını” çıkma ihtimali yüksek.
9.) İş yerinde ateş duvarını aşıp proksilerle facebook’a girme başarınızı keşke işte de gösterseydin de, patron kovmasaydı seni!
10.) Facebook içindeki çevrimiçi oyunlarda bile bir bayan arkadaş bulma derdindesiniz. Okey oymamanız okeyde, bayanların çok olduğu masa arayıp diğerlerine çaktırmadan, işe yarar taş atmanız olmuyor ama!!!
11.) Hoşandığınız bayanın tüm paylaşımlarını beğenmek, her videoya ve fotoğraflara anlamsız yorumlar yapıyorsanız ve hatta abartıp yorumu beğenme hastalığına yakandıysanız, bu hastalığınıza yorum yapmayayım!!!
12.) Sahte facebook profili açıp eklediğiniz bayanlar var ya, onların neredeyse yarısı sizin gibi sahte profiller.
13.) Evli olduğunuzu kız arkadaşınızdan saklamanız oldukça zor, böyle bir durumdaysanız yakalanmadan dondurun hesabınızı. Çapkınlığa devam edecekseniz, dondurduğunuz hesabı derin dondurucuda saklayın!
14.) Profil fotoğrafınızda ya da ilişki durumunda sevgiliniz veya karınız varsa ve hatta yıldönüm tarihinizi girmişseniz, büyük ihtimal “kılıbık diploması” sahibisiniz…
15.) Hadi davetinizi kabul eden bir bayan var ve çevrimiçi durumda. Sakın hemen konuşma penceresinden “MSN var mı?” muhabbetine başlama!
16.) Eski kız arkadaşlarınızı neden eklemeye çalışıyorsun, ne kadar şişmaladığını ya da partneri hakkındaki yorumlarını söylemek için mi?
17.) Facebook’u feyzbuk olarak olarak okuyan birisiyseniz, yabancı bayanlara karşı beslediğiniz “türk gücünü gösterme” isteğin sana yarardan çok zarar getirir!
18.) Bayanların, şairlerden ve şarkıcılardan altıntıları, duvarına yazdığı aşk sevgi ayrılık sözlerini – böylesi aşk kaldımı ki? -çok haklısınız Meryem hanım…-muhteşem düşünce Yeliz hanım -gece gece beni duygulandırdınız Filiz hanım gibi yalaka yorumlarla hedefin ilgisini çekmeye çalışan “un-good” lardan olmayın!!!
19.) Cüssenize ve yaşınıza bakarak arkadaş edinin!
20.) Tavlamak istediğiniz hatun kişi için sayfa veya grup açıp, o kişiye tanrıça izlenimi vermeyin! O da sizin gibi feys insanı…
Sigaramın Dumanı
“Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni” …
Sigara da, dumanıda, bu şarkıda çok keyifli.
Ben de şu anda önce bir sigara yaktım, dumanını içime çektim.
Verdiği keyfi anlatmam mümkün değil.
Hele bide mis gibi kokan Türk Kahvesiyle birlikte içildimi keyfiniz iki misline çıkar.
Tiryakiler bilir zaten.
Ama verdiği zarar, verdiği keyiften daha fazladır aslında.
Zehirler, öldürür, hem de yavaş yavaş.
Saklamaz kendini ” ben seni öldürürüm, zehirliyim” der sana.
Bu dürüstlüktür işte seni yanıltan, kendini bile bile ölüme atmanı sağlayan cümle..
Geçen de, gündüzün de, iyi günün de,kötü gününde hep yanındadır.
Seni hiç yalnız bırakmaz, ilaç gibi gelir sanki.
Dumanı her içine çektiğinde bir “ohhhh” derken,
Diğer taraftan da sen onu bırakamazken, onun seni bir gün bırakacağını bilirsin.
“Ohhh” derken , “Offf” diyeceğini bilirsin.
Acı olan da budur zaten.
Bile bile lades.
Öyle pis bir alışkanlık ve keyiftir ki cigara, defalarca bırakma kararı alırsın.
Seni sevenler uyarır “bırak şu zıkkımı kendine zarar veriyorsun.” derler.
Yapamazsın bir türlü…
Türlü türlü yollar denersin, kararlar alırsın,niyetine girersin ama olmaz.
Tütünün içindeki keyif verici maddelerin zehiri akmıştır içine.
Bu sabah aldığım paketimin üstünde ” Sigara içmek yüksek derecede bağımlılık yapar sakın başlamayın” .. yazıyordu.
Bu kadar “aptal ve salak ” olunmaz dedim kendime .
İnsanın gözüne gözüne sokulan birşeye karşı bu kadar zayıf olmanın altında yatan neydi.
Tabiki de verdiği keyif,
Biran düşündüm hayatta keyif alabileceğim o kadar çok şey vardı ki.
Bugün sigaranın bana verdiği keyfin, yarın keyfimi kaçıracağını düşünerek, artık dumanı içime çekmeme kararı aldım.
Sigara paketimi fırlatıp atmadım, usulca kenara koydum.
Çünkü beni keyif , ölüm ve hastalık arasında bıraksa da dürüst olmuştu kendiyle ilgili.
O yüzden bende sigaramın dumanını sardım, sarmaladım, sakladım ve içimde bir yerlere koydum.
Sigaranın keyfi ve zararıyla boğuşmakta olan herkese hayatta başarılar diliyorum!!!
Umarım bir gün ciğerleriniz rahat nefes alır!..
Olmuyorsa Zorlamayacaksın…
Olsun istersin,
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
Aşktır; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin.
Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş, ne de çözüm için bir şeyler yapma gayretinde.
…İştir; sabahlarsın, olsun diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin.
Dosttur; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi O’na ayırmaya çalışırsın.
Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın. Bakarsın ki her şey başladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!
Gönlün rahat mı?
Vicdanın huzurlumu?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın…
Alıntı : Can Yücel
Botoksum Geldi!
Her zaman buradan eleştiri yapmayacağız değil mi ama? Botoks yaptırdım :p şaka şaka.
Geçen hafta kullandığım cilt ürünlerinin temsilcisi bana cilt bakımı için gün verdi, giderken dedim ki bir şey almayacağım ” kesinlikle koyverme kendini Cemrem, bunlar para tuzağı” diye kendimi uyararak gittim. Bakım yaparken doğal olarak yeni ürünlerini anlattı tahmin ettiğim gibi. Tabi satmaya çalışması gayet normal onu sonuna kadar sükunetle dinledim ve bu arada cilt bakımının tadını çıkarmaya çalıştım.
Bana bir kremden bahsediyor, diyor ki “kullanır kullanmaz etkisini görüyorsunuz aynada, hemen inanılmaz bir krem şimdi sürdüğümde şaşıracaksınız, daha önce de cilt bakımı yaptığım kişiler diyor ki daha önce niye önermedin acayip güzel”…
Bir düşündüm senelerdir kullandığım bir markadır Estée Lauder (Re-Nutriv), böyle bilinen ve tanınan firmanın çalışanının basit küçük yalanlar atmamalı.
“Bu krem kaç yaş için?” diye sordum bunun yaşı yok sadece acil ihtiyaçları karşılıyor.” Nasıl yani?”
“Eğer yüzünüz sarkma problemi yaşamışsa, yada genetik olarak kırışıklıklar, sarkmalar varsa elastikiyetini kaybetmişse cilt bu kremi kişi kaç yaş olursa olsun kullanabilir”.
Kuzenim mesela 28 yaşında olmasına rağmen annesi gibi yanakları sarkmış, ve durumdadır. Neyse uzatmayayım bu kremin önce göz için olanı sonrada yüz için olanını kullanıp cilt temizliğini bitirdi .
Ben aynayı hemen bir hışımla kaptım kızın elinden Ohaaaa şoka girdim inanamadım gerçekten dedikleri doğruydu kendi yüzümü ben bile tanıyamadım. Bir gerilmiş en az, en az diyorum bir 7 sene önceki cildime götürdü beni. İnanamadım yemin ediyorum. Hemen fiatını sordum tabiii öhöm, öhöm orası biraz can sıkıcıydı doğrusu. 650 TL yüz için olanı 320 TL göz için olanı idi. Çok pahalı bulduğumu söyledim tabii, “haklısınız ama 2 bin TL ye de krem var ” deyip beni şaşırtmayı sürdürdü. Şu an bozulmuş bulaşık makinamı yenisini 950 TL alırken, bir kreme 650 vermek pufff. Sıkı durun fısıltı gazetesi bu ayın 15 inde bir indirim olabilir dedi ama ne oranda bilemiyorum. Kartla 10 a falanda bölüyorlar. Ay botoksum geldi diyen varsa bu kreme gelsin, dr’a gitmesin.
Kaynak: Süper İnce Parlak Çorap
Ama Sen Yoksun
http://video.mynet.com/xclas/Salim-Dundar-Ama-Sen-Yoksun-Yeni-Klip-2011/1148601.swf
Salim Dündar – Ama Sen Yoksun
Yüreğimden yüreğine gizli bir yol çizdim
Olurda belki bir gün dönersin diye
Yanına bir de küçük kalp çizdim
Senin için bak nasıl çarpıyor diye
Bir de ev çizdim küçük bahçeli
Güller içinde ama sen yoksun
Ayrılık şarkısı acıtır beni
İçim kan ağlarken gülümser gibi
Bilirsin yaralı yaşanmaz yarim
Yaralı bırakma gel öldür beni
Ayrılık şarkısı acıtır beni
İçim kan ağlarken gülümser gibi
Bilirsin yaralı yaşanmaz yarim
Yaralı bırakma gel öldür beni
Duvardaki resmine hiç dokunmadım
Gelenler seni bana sormasın diye
Hep aynı saatte uyanır oldum
Ansızın kapıyı çalarsın diye
Sarı gömleğin hala yerinde
Terliğin bile ama sen yoksun
Ayrılık şarkısı acıtır beni
İçim kan ağlarken gülümser gibi
Bilirsin yaralı yaşanmaz yarim
Yaralı bırakma gel öldür beni
Ayrılık şarkısı acıtır beni
İçim kan ağlarken gülümser gibi.
Bilirsin yaralı yaşanmaz yarim
Yaralı bırakma gel öldür beni
Ayrılık şarkısı acıtır beni..
İçim kan ağlarken gülümser gibi
Bilirsin yaralı yaşanmaz yarim.
Yaralı bırakma gel öldür beni.
Mantı Mantıklı Yenilirse Güzeldir!
İntikam soğuk yenen bir yemektir. Demek ki İntikam zeytinyağı ile yapılıp genelde sıcak yaz günlerinde tercih ediliyor. Aşk ise sıcak sıcak yenir. Dumanı tüterken, o lezzeti ağzınıza aldığınızda ya tadına varırsınız aşk’ın ya da tüm damağınızı yakarsınız. Aşk lezzetlidir, çoğu zaman kendi dilinizi ısırsınız. Tadından yenmez aşk. Hatta “dadından yinmez” dirler, pardon derler
Türkçe “sıcak yemek” aşk’ın karşılığı ise mantı’dır. Mantı küçükte olsa, büyükte olsa, avuca 40 tane de sığsa yine mantıdır. Mantı şişmanlatır adamı, sarımsağı çıkmaz gün boyunca nefesinizden. Sarımsaklı mantı yemişseniz öpemezsiniz sevgilinizi. Ya o da yiyecek o mantıyı, ya da siz sarımsaksız mantıya talim edeceksiniz (gemilerde).
Mantı yani aşk içinde birbirine girmiş o kadar çok malzeme vardır ki, herkes farklı bir şeyler katar içine mantının. Sulandırır, kurutur, şişirir… Peki ya mantıya lezzet verenler:
Nohut: Aldatmacadır, sosyetede hep vardır, herkes birbirini aldatır!
Et: Aşk’ın vucudu, eti-budu…
Hamur: Yaşam’ın içinde yoğurulur
Yoğurt: Aşk’ın içide yer kaplayan beyaz madde ![]()
Tereyağı: Aşk’ın yağlı kısımları, özellikle bayanlarda…
Salça: Kırmızı, romantizm…
Acı biber: Aşk adamı feci acıtır! Arada bir ama az da olsa mutlaka atılır içine aşk’ın…
Nane: Aşk’ın parfümü
Kekik: Kek aşık (Kek’ik ya!)
Sumak: Suna da bilirsini sunmaya da bilirsiniz!
Herkes yaşamı boyunca en az bir kere aşık olmuş, mantıyı yemiştır. Ardından ayva ve bir bardak soğuk su birlikte yenen mantıyı yerken, sakın ama sakın mantık aramayın! Hem aşk hem de mantı! Mantıksız çok “mantı”ksız.
Dolu bir mantı tabağının ardından yenilen ikinci tabak midenize oturur. Üçüncü tabak ise mide zafiyetidir! Dördüncü tabak mı? O zaman sizde mide değil işkembe var, kusura bakmayın ve bize de işkence yapmayın.
Kalan yoğurt her zaman sorun olur, bu yoğurdu sarımsaklasakta mı saklasak, sarımsaklamasakta mı saklasak!
Kısacası: Mantı mantıklı yenilirse güzeldir!
Gelmişine… Geçmişine…
Hepimiz zaman zaman hayatımızda geçmişe yolculuk yaparız
Acı, tatlı bir sürü anılarımız vardır geçmişte bıraktığımız, hatta bırakmak zorunda kaldığımız.
Bazılarımız geçmişle yüzleşmekten korkar ve sürekli kaçar.
Bazılarımızda geçmişten bir türlü kurtulamaz yaşadığı anı ve geleceğini mahfeder durur.
Bu durum karşısında sevenlerimiz bize kızarlar ve şöyle derler genellikle;
“Gelmişine, geçmişine başlatma şimdi. Yeter artık ileriye bak” .
Sezen Aksu’da bu durumu “Ah İstanbul” adlı şarkısında ne güzel ifade etmiş aslında,” Söverim gelmişine, geçmişine ayıpsa ayıp” diye.
Geçmişte yaşadıklarımız ,bize yaşatılanlar, uğradığımız haksızlıklar, hayal kırıklıkları insanı üzüyor ve etkiliyor.
Üstelik birde geçmişte bıraktığınız bir sevgili ve bu sevgiliyle geçirilen 10′lu, 20′li yıllar varsa insanın canı daha çok acır, kalbi ağrır, burnunun direği sızlar belki de..
Geçmişten kurtulmanın yolu gelecek telafisiyle mümkündür.
Ama ne yaparsak yapalım yaşananları değiştirmemiz mümkün olmayacaktır.
Bir sürü yara açılmıştır,bazıları iyilesecek,bazılarının izi kalacaktır.
Geçmişi sırtımıza yükleyen,henüz o dersi alamamış olmamızdır.
Geçmişe baktığımızda hata yapmadığımıza emin olacak kadar haklıysak, işte o zaman geçmişten hızla yükselerek kurtuluruz.
Geçmişten kurtulmanın yollarını arayın ve yapılması gerekenleri kendiniz için yapın ..
*Geçmişi hatırlayıp o güzel günleri özlemeye son verin.
* Kötü anları ve uğradığınız haksızlıkları düşünün.
*İstenilmediğinizi düşünmeyin.
* Size keyif veren işlerle uğraşın
* Gerekirse ağlayın ama kendinizi fazla hırpalamayın.
*Acımı hafifletirim düşüncesiyle yeni bir ilişkiye asla başlamayın.
*Yaşadığınız her sorunun bir fırsat olduğunu ve sizi daha da güçlendireceğini unutmayın.
*Geçmiş faturaların acısını başkalarından çıkarmayın.
*Geçmişten ders alıp “Sil Baştan” kuracağımız yeni hayatlarımızda,
dostluklarımızda, beraberliklerimizde, karşımıza çıkan doğru insanlara,
“Hay senin geçmişine ” dedirtmeden yaşayın…
“Söylemek isteyip de söyleyemediğim çok şey var. kiminin yüzüne kiminin gelmişine, geçmişine!..” Y.ERDOĞAN
Umutsuz Face Kadınları – Desperate Face Wifes
Artık, “Umutsuz ev kadınları” “out”, “Umutsuz ‘facebook’ kadınları” “in”!
Fashion TV olarak yayın yapan TV kanalının logosuna benzeyen “f” harfi ile “sosyal patlama” yaratan facebook, bayanlar arasında ciddi bir şekilde kullanılmakta. Özellikle bayanlar diyorum çünkü ciddi bir şekilde bağımlılık yaratan yani bir sosyal ağ hastalığı bu aslında!
Öğrenci kızlar, evde kriterlere uygun eş ve iş bekleyen aile yanında ama odasında facebook takılan genç kızlar, TV kanallarında sıkılmış kahvaltı sonrası bilgisayarını açıp facebook’a giren ev kadınları, dul kalmış, boşanmış veya hiç evlenmemiş bayanlar, orta yaşı devirip yakın gözlükleri ile torunlarının profilini inceleyen ninelerimiz… sizlere sesleniyorum! Lütfen aşağıdaki hataları yapmayın:
1) Hayat felsefeleri yazarak arkadaşlarınızdan “beğen” beklemeyin! Sürekli duvara yaşamla ilgili felsefi yazılar yazıyorsunuz ama yaşadıklarınızla yazdıklarınızın ilgisi yok. Keşke bu sözleri lisedeki felsefe öğretmenize söyleseydiniz… Artık çok geç olan oldu!
2) “Bugün feys’e giremedim, neler kaçırdım acaba?” diye kendinizi üzmeyin. Fey’s e girme yerine, etrafınıza bakın diğer bayanlardan feyz alın. Güzel yemekler pişirin, gezin, atın kendinizi çayırlara, baharın tadını çıkartın…
3) Bilgisayar başında, arkadaşlarınız hatta arkadaşlarınızın arkadaşları ile ilgili tüm dedikoduları alma derdindesiniz. Artık “ilişkisi yok”!!! Durmayın yorumlayın, haber verin diğerlerine…
4) Tarla ekip, çilek toplamaktan bıkmadınız mı? İneğiniz, çiftliğiniz derken eviniz Ali Baba’nın çiftliğine dönmesin sakın!
5) Feysinize değil, yüzünüze önem verin, bol makyaj yerine gülümseyin. Gülün ki yüzünüzdeki gamzelerle güzelleşin. Sakın feysinizi asmayın…
6) Sizi ekleyip arkadaşlık teklif eden baylardan dolayı havalanmayın. Onların amaçları farklı, sizi çevrim içi yakalayıp, ya webcam’den görme ya da telefonunuzu alıp sesli taciz derdinde onlar!
7) Profil fotoğrafı ile gerçek görünümünüz aynı olsun. Photoshoplu fotoğraflarla kandırmayın milleti!
8) Dürtmeyin, dürtenleri de dürtmeyin. Siz gerçek hayatta arkadaşlarınızı dürtüyor musunuz?
9) “Beğen” ama her paylaşımı değil! Yoruma, ilişki duruma, ota, ….. “beğen” tuşuna basıyorsanız, en kısa sürede bir psikoloğa gitmenizi şiddetle tavisiye ederim.
10) “Hay senin feysine ……” cümlesini söyletmeyin!!!
11) Ben hiç “çevrimdışı” olup arkadaşlarımla konuşmam diyen bayanlar, sevgilinizle takıştınız, kocanızla kavga ettiniz… intikam vakti! “çevrimiçi” olur olmaz arka arkaya açılan konuşma penceleri sizi havaya sokmasın!
12) “Ben cepten giriyorum ayol”, hem sıfır bedenim, hem de 0.facebook.com kullanıyorum diyerek cepten şu cafe bu bar’dayım mesajları atarak reklam yapmayın!
13) Tüm kankalarını “kız kardeş” olarak ekleyen, profilini geniş aileye çeviren genç kızlarımız, bırakın bu işleri gerçek ailenizle ilgilenin, büyüklerin ellerini, küçüklerin gözlerini öpün…
14) Profilimi kim inceledi paranoyasından kurtulun! Yolda yürürken size bakanları liste halinde görmek istiyor musunuz?
15) Profil fotoğrafına sevgilisi ya da eşi ile beraber fotoğrafınız koyarak ne demek istiyorsunuz!!! O kişisel bir foto alanı, “benim sevgilim var”, “çok mutluyuz”, “yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez” mesajlarına kimse inanmıyor artık!!!
16) Feys Food = yiyin çıkın, Feys Book = girin çıkın… Saatlerinizi harcıyorsunuz yazık size!
17) “Günaydın herkeze” (ki doğrusu herkes’dir) gibi anlamsız mesajlar atıp yorumlara cevap vererek kendinizi avutmayın. Kime gerçekten günaydın demek istiyorsanız telefon açın o kişiye!
18) Bir bikinili fotoğraf koyun fotoğraflar arasına ki ne kadar güzel olduğunuzu herkes görsün. Artık giymiyor musunuz! Olabilir gençlik fotoğrafınız koyun o zaman.
19) Arkadaş sayınız 1000′in üzerinde ise, sizin içinize feys girmiş. En kısa zamanda bu “Şeytan Ruhlu Melek Face” i içinizden çıkarmanız gerek!
20) İş yerinden ve okuldan tüm yasaklara rağmen proxy ile feys’e giriyorsanız, cepten sürekli feys mesajları geliyorsa, siz “major depresif feyskolik” olmuşsunuz!!! Vah vah vahim durumdasınız!
* Eğer yukarıda yazdığım maddelerden en az 5 tanesi size uyuyorsa, Facebook sayfamız Umutsuz Face Kadınları‘na üye olabilir, hiçbir madde size uymuyorsa beni – Levent Özen‘i facebook’tan ekliyebilirsiniz









































